18 Ekim 2012 Perşembe 0 yorum

Bâ'is

Öldükten sonra dirilten
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz." (Bakara, 56)

"Ancak dinleyenler icabet eder. Ölüleri, onları da Allah diriltir. Sonra O'na döndürülürler." (En'am, 36)
"Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor.  İşte siz de böyle çıkarılacaksınız." ( Rum, 19)
Öldükten sonra tekrar dirilmeye "ba'su ba'de'l-mevt" denir. İslam'ın altı iman esaslarından biridir.
Her müslümanın, Allah'ın kıyamet günü ölüleri dirilteceğini, onlara yeniden hayat vereceğini ve tekrar yaratacağını bilmesi zorunludur. Yüce Allah Yasin suresinde inkarcılarla inananların yeniden diriliş karşısındaki tavırlarını bize şöyle haber vermektedir. 
0 yorum

Mecid


Şanı büyük ve yüksek, ikramı çok, yüce
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Arş'ın sahibidir; Mecid (yüce)dir." (Buruc, 15)
"Şüphesiz ki O, övülmeye lâyık olandır, Mecid'dir." (Hud, 73)
Kur'an-ı Kerim'de ikisinde Kur'an ismi, ikisi de Allah'ın ismi olarak 4 yerde geçmektedir.
Allah'ın şanı tüm kainatta kendini apaçık delillerle göstermektedir. O'nun şanının yüceliğini tanımayan hiçbir insan yoktur. O'nu inkar edenler, "inanmıyoruz" diyenler bile O'nun yarattıklarına şahit oldukları için aslında gücünü ve şanını tanıyıp bilirler.
0 yorum

Vedûd

Seven, bütün mahlukatın hayrını isteyen, onlara ihsan eden.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, çok sever" (Hud, 90)
"O, çok bağışlayan ve çok sevendir." (Buruc, 14)
Kur'an-ı Kerimde Yüce Allah kendini iki yerde Vedûd olarak tanıtır. Vedûd kelimesi iki anlama gelmektedir. Nimetleri gereği kullarını sevendir. Çünkü O, kendisine tevbe eden ve yönelen kimseyi sever. Yine O, sevilendir .
Kul Allah'ın gayretiyle Rabbi'ni sevince, Allah'ta onu bir başkasının sevgisiyle mükafatlandırır. İşte bu, gerçekte tam bir ihsandır. Çünkü sebep de O'dur, müsebbeb de  O'dur. Bundan maksat karşılıklı sevgi değildir. Bu ancak kullarından şükredenleri ve şükürleri sebebiyle Allah'ın onları sevmesidir. Bunların hepsi kulun maslahatı ve iyiliği içindir. Sevgiyi yaratan ve onu müminlerin kalbine yerleştiren yüce Allah çok mübarektir. Daha sonra O, bu sevgiyi dostlarının kallbinde öyle bir noktaya ulaştırır ki, artık bu noktada diğer bütün sevgiler çok küçük  ve değersiz bir hale gelir ve onların bağından kurtulurlar, bela ve musibetler onlara hafif gelir, ibadet ve taatlerin zorlukları onlara zevk verir ve sonunda sevgilerin en yücesi olan Allah sevgisini, Allah rızasını elde etme ve Allah'a yakın olma gibi çeşitli kerametlerden dilediğini elde eder.
0 yorum

Hakim


Hikmet ve hüküm sahibi, yerli yerine koyan 

Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O, Aziz, Hakimdir." (Haşr Suresi, 24)
Yüce Allah yegane hüküm ve hikmet sahibidir: "Kulları üzerine hikmet gereğince galebe ve tasarruf sahibidir, tedbirinde yegane hüküm ve hikmet sahibidir ve kullarının gizli  hallerinden haberdardır. Allah'ın emir ve yasakları bir hikmete dayalıdır. Allah, kayıt, sınır tanımayan bilgisi sayesinde insan için neyin yararlı, neyin zararlı olduğunu bilir. O halde inananlara neyi emrediyorsa onların yararına, onları nereden sakındırıyorsa, o şeyler onların zararınadır.
0 yorum

Vasi

İlmi ve rahmeti geniş ve sınırsız, geniş olan

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Allah geniş olandır, bilendir."" (Bakara, 247)  
Bu isim, Kur'an-ı Kerim'in birçok yerinde geçmektedir.
Allah, Kuran'da 'göklerin ve yerin Rabbi' olduğunu bizlere bildirir. Bütün genişliğe sahip olanın da Kendisi olduğunu söyler. Allah her yere istiva etmiştir. Allah'ın mülkü geniştir. Nimetleri tükenmez, rahmetinin sınırı yoktur, bağışlaması da çok geniş olandır. Kullarının tüm ihtiyaçlarını onlar hiçbir şey yapmadan karşılayan Allah'ın rahmeti ve merhameti sonsuzdur. 'Vasi' sıfatı özellikle müminler üzerinde çok yoğun olarak tecelli eder. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Allah'ın rahmeti ve merhameti son derece geniştir. İnanan kullarını rahmetiyle sarıp kuşatmıştır ve dünyada onları tüm düşmanlardan korur.
0 yorum

Mücîb

Duaları kabul eden 

Cenab-ı Hak buyuruyor.
"Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki doğru yolu bulmuş olurlar." (Bakara, 186)
Dua kulluk makamlarının en önemlisidir.

Duadan maksat bildirmek değil, kulluk göstermek; tevazu ve alçak gönüllülük arz ederek müracaatta bulunmaktır. Maksat bu olunca, kaza ve kaderine rıza ile beraber Allah'a dua etmek, insanlık hissesini tercih değil; Allah'ın kudretine her şeyden fazla saygı duymaktır. Bu da en büyük makamdır. Bu da en büyük makamdır. 
0 yorum

Rakîb

Bakıp gözeten ve kendisinden hiçbir şey gizlenemeyen.
Cenab-ı hak buyuruyor:
"Allah her şeyi gözetler" (Ahzab, 52)
"Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir." (Nisa, 1)
"Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum  müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyle görensin. " (Maide, 117)
Rakib ismi, Kur'an-ı Kerim'in 3 yerinde geçmektedir. 
0 yorum

Kerim

Çok cömert, hudutsuz ikram sahibi
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir;"  (Alak, 3)
"Ey insan, 'üstün kerem sahibi' olan Rabbine karşı seni aldatıp-yanıltan nedir?" (Infitar, 6)
O vaad ettiği zaman sözünü yere getiren, verdiği zaman son derece çok veren, ne kadar verdiğine ve kime verdiğine  aldırmayandır.  O'ndan başkasına muhtaç olduğu söylendiğinde razı olmaz. Kendisine  sığınan ve gönül vereni boş çevirmez, rahmetine gark eder. Vesilelere ve şefaatçilere muhtaç bırakmadan doğrudan doğruya kendisine iltica ettirir.
0 yorum

Celil


Ululuk, azamet ve büyüklük sahibi

Cenab-ı Hak Buyuruyor:
"Celal ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacak" (Rahman, 27)
"Celal ve ikram sahibi Rabbinin adı yücelerden yücedir." (Rahman, 78)
Celil ismi, Kur'an'da bu şekliyle değil, Zü'l-celâli ve'l-ikram olarak Rahman suresinde iki yerde geçer.
Celalet ve ululuk ancak Allah'a mahsustur. Her yerde, her zaman hazır ve nazır olan Allah'ın ilmi  her şeyi kuşatır.
0 yorum

Hasib

Yaratılan varlıkların hesabını yapan ve bilen

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"...Hesap görücü olarak Allah yeter." (Nisa, 6)
"...Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını tam olarak yapandır." (Nisa, 86)
"...Ve O, hesap görenlerin en süratli olanıdır." (Enam, 62)
"... Allah, hesabı pek seri görendir." (Bakara, 202)
İnsanların ahirette yaptıklarının karşılığını almak için bir hesap kontrolünden geçmeleri lazımdır. İşte bu hesapları noksansız yapacak olan Hz.Allah'tır. O'nun hesabı süratlidir. Bir anda bütün mahlukatın hesabını görecektir. İmanı kuvvetli olanın hesabı göz açıp yumuncaya kadar kolay olacak, imanı zayıf olanın hesabı ise çok sürecektir.
Bu ismin bir çok anlamı zikredilmiştir.
0 yorum

Mukît

Gıda veren, bakıp koruyan

Gıdalandıran, besleyen, bakıp  gözeten, muktedir olan, her şeyin karşılığını veren, gözetici ve şahit. 

Herkese uygun olarak gıdalarını yaratan O'dur. 

Çalışmanın, sebeplere sarılmanın ibadet olduğunu bildiğimiz için çalışacağız, çalışırken Rabbin rızasını isteyeceğiz. Bize uygun gıdamız bizim gölgemiz gibi bizi takip eder. Gölgenin peşinden gidenler sonuna varamadan öldüler. 

Midemizi helal ve temiz gıdayla, aklımızı şeriat ve tabiat ilimleriyle, gönlümüzü Allah sevgisiyle gıdalandıralım.
0 yorum

Hafiz

Koruyucu ve muhafaza edici

Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Ve itaatten çıkmış her azgın şeytandan koruduk;" (Saffat,7)
"...Senin Rabbin, herşeyin üzerinde gözetici-koruyucudur." (Sebe,21)
"O'nun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah'ın emriyle gözetip-korumaktadırlar." (Ra'd,11)
"El-Hafiz" ismi Kur'an-ı Kerim'in 6 yerinde geçmektedir. 
Melekler insanları Allah'ın emri ile korumaktadırlar. Bunun yanında işlediklerinide kaydetmekte, böylece korumaya almaktadırlar. Allah, dostlarını günah işlemekten ve şeytanın tuzaklarına düşmekten korur.
0 yorum

Kebir

Mutlak büyük

Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O, gaybı da, müsahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir." (Ra'd, 9)
"Doğrusu Allah Yücedir, büyüktür." (Nisa, 34)
"Gerçekten Allah, Yücedir, büyüktür." (Hacc, 62)
"Şüphesiz Allah, Yücedir, büyüktür." (Lokman, 30)
"O, çok Yücedir, çok büyüktür." (Sebe, 23)

"Artık hüküm, Yüce, büyük olan Allah'ındır." (Mumin, 12)
0 yorum

Aliyy


En üstün ve en yüksek

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O, yücedir, büyüktür." (Bakara, 255)

"Allah yücedir,  büyüktür." (Nisa, 34)

"O, görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür, yücedir." (Rad, 9)
Allah'ın yüceliğinin üstünde hiçbir yücelik yoktur. Bütün dereceler ve mertebeler O'ndan aşağıdır. Allah, her üstün ve yüksek makamın daha üstündedir. Zira varlıklar ya etkileyen veya etkilenendir. Etkileyen etkilenenden üstündür. Allah Teâlâ, her varlığı etkileyendir. Bütün varlıklara O'nun bir eseri ve etkilenenidir. Bu yüzden O, bütün varlıklardan daha üstün ve yücedir.
0 yorum

Şekûr


Yapılan görevlere karşı bol karşılık veren
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Eğer Allah'a güzel bir borç verecek olursanız, onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah Şekûr'dur, Halim'dir. " (Teğabün, 17)
Şükür; teşekkür etmek, insanlık kurallarına uyarak nankörlük etmemek anlamlarına gelir. Şükretmeyen, verilen nimetlerin kimler tarafından verildiğini farketmeyn insan nankör bir insandır. 
Şekûr, şükrü devam eden ve büyük-küçük ibadet ayrımı yapmaksızın şükrü bütün itaat edenleri kapsayandır. 
0 yorum

Ğafur


Kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol olandır.

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi Allah'tandır ki. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O'nadır." (Mümin, 3)

"Dikkat et! O, azizdir ve çok bağışlayandır." (Zümer, 5)
0 yorum

Azim

Sonsuz azametli, en büyük ve ulu
Cenab-ı Hak buyuruyor.

"O, yücedir, büyüktür." (Bakara, 255)

"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O yücedir, uludur." (Şura, 4)
Cenab-ı Hak azimdir. Fakat O'nun azameti ancak kendine malumdur. Kullar O'nun büyüklüğünü tam olarak anlayamaz. Her namazın tesbihini çekmeden evvel okuduğumuz ayetel kürsünün sonunda: "Vehüvel aliyyül azim" diyoruz. İşte burada Allah'ın azameti, büyüklüğünün ne kadar sonsuz olduğunu düşünmemiz lazım.
0 yorum

Halim


Yumuşak huyluluk sahibi
Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Şunu iyi bilin ki Allah gafûrdur, halîmdir."  (Bakara, 235)

"Allah, kesinlikle tam bir bilgi sahibidir, halîmdir." (Hac 59)

"Şüphesiz O, halîmdir, çok bağışlayıcıdır." (Fatır, 41)

"el-Halim" kelimesi Kur'an'ın 15 yerinde geçmekte olup bunlardan on birinde Allah'a izafe edilmiştir. "el-Halim" kelimesi tek başına kullanılmayıp altı ayette "bütün günahları bağışlayan" anlamındaki "el-Gafûr", üç ayette "hakkıyla bilen" anlamındaki "el-Alim", bir ayette "her şeyden müstağni olan, kendi dışındaki her şeyin O'na muhtaç olduğu varlık" anlamındaki "el-Gani", bir ayette de "az iyiliğe çok mükafat veren" anlamındaki "eş-Şekür" ismiyle birlikte anılmıştır.
0 yorum

Habir

Herşeyden haberdar olan

Cenab-ı Hak Buyuruyor:

"Allah bilendir, hikmet sahibidir." (Enfal,71)

"O, kullarının üstünde her türlü tasarrufa sahiptir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır". (Enam, 18)

"Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır." (Mülk, 14 )
0 yorum

Lâtif

Sonsuz lütuf ve kerem sahibi 
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Allah kullarına lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir, güçlüdür." (Şûra, 19)

Allah kullarına karşı lütuf sahibidir. Kulluğunu bilen, vazifesini doğru yapan kullarına çok lütufkârdır. Onları çeşitli lütuflarla öyle mutlu kılar ki akıllar onu kavramaktan acizdir. Her dilediğini bir şekilde rızıklandırır. Kullarından her birini büyük hikmeti içeren "dilemesi"ne göre bir çeşit lütuf ile seçkin kılar. Ve öyle güçlü, öyle azizdir ki her şeye ve herkese karşı dilediği gibi iradesini uygulamaya, vaadini yerine getirmeye kadir ve hiçbir sebep ve şekilde mağlup edilmez, her yönden galiptir. Onun için dinini doğru tutan kullarını o korkunç "saat" geldiği zaman perişan etmez, kuvvet ve izzetiyle türlü lütuflarından nasiplendirir.
0 yorum

Adl

Çok adaletli, mutlak adil. 

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tastamamdır..." (En'am 115)
Allah bütün söz ve fiillerinde mutlak adalet sahibidir. O'nun kararı doğru, hükmü adildir. Nimet ve ihsanını dilediğine verir veya vermez. Aziz veya zelil kılar, yükseltir veya alçaltır, ikram eder veya etmez, hemen yapar veya veya erteler, yarar sağlar veya zarar verir, korur veya korumaz, zengin veya fakir yapar, sağlık verir veya hastalandırır, bela verir veya beladan muaf tutar. Allah, bütün bunları mutlak iktidar sahibi sahibi olması nedeniyle dilediği şekilde, verdiği karara göre yapar.  Eğer Allah, peygamber ve nebilerin, kendisine en yakın meleklerin ve salih kulların da aralarında bulunduğu bütün varlıklara, isyankar ve inkarcılara azap ettiği gibi azap etse bu O'nun adaletinden sayılır.
0 yorum

Hakem

Hükmedici, bilgisi ve adaletiyle nihai hükmü  veren.

"Allah size Kitab'ı açık açık indirmişken O'ndan başka bir hakem mi isteyeyim? " (Enam, 114)
"... Allah aranızda hükmedinceye kadar bekleyin. O hakimlerin en iyisidir."  (Araf, 87)
Allah'ın bu ismi, bütün üstün sıfatları ve güzel isimleri içine almaktadır. Çünkü işitmeyen, görmeyen ve haberi olmayan birinin Hakem olması mümkün değildir.  O, bu dünyada ve ahirette açık ve gizli olarak kulları arasında hüküm verendir. Verdiği emirlerin, koyduğu yasaların, icra ettiği hükümlerin, varlıklar üzerinde sözlü  vefiili olarak uyguladığı kararların hepsi O'nun gerçek hakim olduğunu göstermektedir.
0 yorum

Basîr


Her şeyi gören, çok iyi gören

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır." (En'am, 103)

"....Şüphesiz Allah, işitendir, görendir." (Hac, 61)

"...Allah işitendir, görendir." (Nisa, 134) 
Allah her şeyi, herkesin yaptığını görür. Onun görmesine hiç bir şey engel olamaz. 
0 yorum

Semi


Herşeyi layıkıyla duyan
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Şüphesiz Allah, isitendir, görendir." (Mümin, 20)  
 
"Allah işitendir, görendir." (Nisa, 134)    
Cenab-ı Hakkın sübuti sıfatlarından birisi de Semi'dir. Yani işiticidir. O'nun işitmesi kulakla değil, kendine özgü kudretledir. Cenab-ı Hak kainatta insan, hayvan ve bütün varlıkların seslerini bir anda işitir ve değerlendirir. 

Gizli veya açık söylenen her sözü eşit olarak işitendir. O'nun işitmesi bütün sesleri kuşatmıştır.Varlıkların seslerini asla birbirine karıştırmaz ve şaşırmaz. Birinin sesini işitmek, ötekinin sesini de işitmeye mani olmaz. Talep edenlerin çokluğu, onu şaşırtmaz ve yanıltmaz. 
Sem (işitmek) ile dört anlam kastedilir: Bunlar:
1) Bilmek, idrak etme anlamında işitmek. bu tür işitme seslerle ilgilidir.
0 yorum

Müzil

Alçaltan, zillet veren, hor ve hâkir eden

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Gerçekten Allah, inkar edenleri hor ve aşağılık kılıcıdır." (Tevbe, 2)

"O gün, öyle yüzler vardır ki, zillet içinde aşağılanmıştır." (Gaşiye, 2)

Hor ve hakir edilme, Allah'ın inkarcıları uğrattığı "dünya azabı"nın bir parçasıdır. Tüm hayatlarını başkalarına gösteriş yapmak, onlardan takdir toplamak için sürdüren inkarcılar için 'hor ve aşağılık kılınma', son derece büyük bir azaptır.
0 yorum

Muiz


İzzet veren, yükselten
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım, dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip-alırsın, dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; hayır Senin elindedir. Gerçekten Sen, herşeye güç yetirensin." (Âl-i İmran, 26)

Muiz ve Muzil isimleri Kur'an'da isim olarak geçmez, sadece fiiil olarak geçer. Allah kimi yükseltmişse onu aziz, kimi de alçaltmışsa onu da zelil kılmıştır. Aziz veya zelil olmak dünyada geçekleştiği gibi âhirette de gerçekleşir. Muiz, düşmanlarına karşı dünyada dostlarına destek verip onları üstün kılan, âhirette de onları en güzel şekilde ağırlayı aziz kılandır.
0 yorum

Râfi


Dereceleri yükseltici, rızkı yükseltici
Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Dereceleri yükselten Arş'ın sahibi (Allah)tır...." (Mü'min, 15)

Resulullah buyuruyor:

"Kendisine haksızlık yapılan bir kul, buna sabrederse, Allah onun izzet ve onurunu daha fazla artırır. Allah için alçak gönüllü olan kulu, Allah mutlaka yükseltir" 

Rafi ismi  değişik şekillerde Kur'an-ı Kerim'de geçer. Ancak Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği hadis-i şerifte geçmekte olup bütün islam alimleri bunu kabul etmişlerdir. Bu dünyada ve ahirette mümin kullarını yükselten O'dur. O dilediğini yükseltir dilediğinide alçaltır. Kalpleri kendisine yaklaştırarak yükseltir, nefisleri de kendinden uzaklaştırarak alçaltır. Allah, kaderine razı olanı daha üstün makamlara yükseltir.
0 yorum

Hâfid

Aşağıya indiren, alçaltan, değerini azaltan. 

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O aşağılatıcı, yücelticidir." (Vakia, 3) 

Allah, bu dünyada ve ahirette mü'min kullarını yükselten, inkarcı ve münafıkları da alçaltandır. Allah, dilediği kulunu indirir, dilediğini de yükseltir. Kulların yükselmesi, alçalması, zenginleşmesi ve yoksullaşması Allah'ın elindedir.  Bil ki, asıl alçaltılmış kimse; ilâhi başarı ve yardımdan yoksun bırakılandır. Başarısızlık ve ümitsizlik içinde bulunan, nefsinin isteklerine yenilen, Rabb'inden bir iyilik görmeyen, kalbinde Rabb'ine dönme gücü bulmayan, dualarına güvenme hissini kalbinde duymayan kimsedir. Bu kimse terkedilmişlikle ödüllendirilmiştir. Daima meşgul ve sıkıntı içindedir. 
0 yorum

Bâsit


Ruhları bedenlere yerleştiren, genişleten, açan ve bolluk veren 
Cenab-ı Hak buyuruyor: 

"Eğer Allah, kullari için rızkı (sınırsız) geniş tutup-yaysaydı, gerçekten yeryüzünde azarlardı. Ancak O, dilediği miktar ile indirir. Çünkü O, kullarından haberi olandır, görendir." (Şura, 27)
Dilediği kullarının rızkını genişleten veya ruhlarını cesetlere yayan anlamına gelir. 
Allah, Kendisi'ne iman eden, kalpten itaat eden kişilere dünyada maddi ve manevi bolluk, genişlik verir. Onların önündeki zorlukları açar. İman edenler karşılaştıkları her türlü zorlukta, sıkıntıda ve hastalıkta yalnızca Allah'a sığınırlar ve O'nu vekil edinirler. Bunun bir karşılığı olarak Allah inkar edenlerin işlerini zorlaştırırken, müminlerin işlerini kolaylaştırır.
0 yorum

Kabiz


Ruhları kabzeden, canalan,  sıkan, daraltan, rızkı belli ölçülerde veren

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"... Ancak O’na döndürüleceksiniz." (Bakara, 245)
Kullarına kudretiyle ve iradesiyle muamele ederel maddi ve manevi alanda daraltan manasındadır. El Kabız ismi Kur'ân'da isim olarak zikredilmemekle birlikte Allah'ın kabzetmesi fiili olarak zikredilir.
0 yorum

Alim

Her şeyi çok iyi bilen, hakkıyla bilen

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir."  (Tâ-Hâ, 7)

"Onlar bilmiyorlar mı ki, elbette Allah, onların gizli tuttuklarını da, fısıldaştıklarını da biliyor. Gerçekten Allah, gaybın bilgisine sahip olandır." (Tevbe, 78)

"... Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Enfal, 71)
Allah'ın bilgisine sınır yoktur. O her şeyi  bilir.
Kur'an'da Allah'ın ilminin her şeyi kuşattığı ve O'nun herşeyi en ince detayları ile bildiğini belirten birçok âyet-i Ker'ime vardır.
0 yorum

Fettâh

Hayır kapılarını açan, hüküm veren

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"De ki: "Rabbimiz (kıyamet günü) bizi birarada toplayacak, sonra da hak ile aramızı ayıracaktır. O, (gerçek hükmünü vererek hak ile batılın arasını) açandır, (herşeyi hakkıyla) bilendir." (Sebe, 26)
Taraflar arasında hüküm veren; birine yardım edip zafere ulaştıran; hayır ve rahmet kapılarını açan O'dur. 

Silah gücü, kelime cambazlığı ve basit mantık  oyunlarıyla hakkı batıla karıştırıp, içine zehir,  dışına şeker konmuş öldürücü imansızlık  tuzaklarına yakalananlar gerçeği  anlayamadan giderlerse, ahirette hak ile batılın  arasını 'el-Fettâh' olan Rabbimiz açacak ve  herkes gerçeği görecek, ama iş işten geçmiş  olacak.  
0 yorum

Rezzak


Rızık ihsan edici, tekrar tekrar, bol bol rızık veren.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Allah, dilediğine hesapsiz rızık verir." (Bakara, 212)
"Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır..." (Ankebût, 60)

Beslenerek yaşamaları için bütün canlıların rızıklarını veren yalnız Allah Teala'dır. O'ndan başka rızık veren yoktur. Eğer Allah rızkı kulları için bolca yaysaydı, yeryüzünde taşkınlık yapar ve azarlardı. Allah kullarından dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Kulun, her istediğini talep etmede helal yollardan hareket ettikten sonra, Rabbine müracaat etmesi lazımdır.
0 yorum

Vehhab

Karşılıksız veren, sonu gelmeyen bağışların sahibi. 

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Yoksa, güçlü ve üstün olan, karşılıksız bağışlayan Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır?" (Sad, 9)

Kullarına hiçbir karşılık gözetmeksizin tekrar tekrar ve çok çok bağışlarda bulunan.
0 yorum

Kahhâr

İsyankarları kahreden, hiç bir şekilde mağlub edilemeyen, üstün gelinemeyen

Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O, kulları üzerinde kahredici olandır.O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır." (En'am,18 )
"...De ki: 'Allah, her şeyin yaratıcısıdır ve O, tektir, kahredici olandır.' " (Ra'd,16)
Mülkün, üstünlüğün, güç ve kuvvetin tamamı tek ve kahhâr olan Allah'a aittir. O'nun dışındaki her şey, mağlub ve yeniktir. Zalim ve zorbaların belini kıran, isyankar ve haddi aşanların boyunlarını büken, dünyadaki emellerine kavuşmalarına mani olan Allah'tır. Varlıların dilek ve istekleri dahil O'nun dilemesi altındadır. 
Yüce Allah buyuruyor:
"Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" (İnsan, 30)
0 yorum

Gaffar

Günahları tekrar tekrar, çokça bağışlayan 

Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir." (Hacc, 60)
"Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup sonra da doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım." (Taha, 82)
"De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir." (Zümer, 53)
Günahları çok örten, mağfireti çok olan, kullarının günahlarını pek çok bağışlayan.
Gaffar, kulların günahlarını örtmede mübalağa edendir. Öyle ki, bu günahları ne dünyada ne de ahirette ortaya çıkarmaz.
0 yorum

Musavvir


Tasvir eden, herşeye şekil ve suret veren
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O Allah ki, Yaratan'dır, kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (Haşr,24)

Dünya üstünde yüz binlerce farklı türde canlı yaşar. Bu türlerin hepsi birbirlerinden tamamen farklı görünüşlere ve olağanüstü özelliklere sahiptir.
0 yorum

Bâri


Her şeyi düzenli bir şekilde yaratan

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Allah ki, Yaratan'dır, kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir."
(Haşr, 24 )

Bâri'dir. Yani öyle temiz yaratıcı ki yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizam üzere seçip düzenleyerek ve tamamlayarak birbirinden farklı özelliklerle yaratır. 
Cenab-ı Hak ne yaratmışsa düzenli bir şekilde yaratmıştır. Dikkat edilecek olursa yaratılan her eşya ve insanın diğer mahluklarlarla bir ilgi ve bir bağlantısı bulunuyor. 
0 yorum

Hâlik

Yaratıcı Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Ey insanlar, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah'ın dışında bir başka Yaratıcı var mı? O'ndan başka İlah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz?" (Fatır, 3)
İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka İlah yoktur. Herşeyin Yaratıcısı'dır, öyleyse O'na kulluk edin. O, herşeyin üstünde bir vekildir." (En'am 102)

Allahu Teâlâ her şeyin Halikidir ve bu O'nun subuti sıfatlarındandır. O'ndan başkası için bu sıfat kullanılamaz. Yaratma, örneksiz var etmektir. Allah Teâla yaratan, O'nun dışında her şey yaratılandır. Her şey O'nun emrinde ve hizmetindedir. O'ndan başka bir yaratıcı yoktur. Bütün her şey, gökler, yer, ikisi arasında ve içinde bulunanlar, bunların hareketleri, kımıltıları, rızıkları, ecelleri, sözleri, ve fiilleri yaratılmıştır. Bunların tek yaratıcısı Hz.Allah'tır.Bütün varlıklar sonradan yaratılmış ve yoktan var edilmiştir.  Her şey O'ndan başladı ve yine O'nda son bulacaktır.
0 yorum

Mütekebbir

En büyük ve en yüce olan, büyüklüğünü, ululuğunu her an ve her yerde gösteren
Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selam'ır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir."
(Haşr, 23)
Kudsi bir hadiste Allah şöyle buyurmuştur: "Büyüklük ridam (dış elbise), yücelik ise izarımdır (iç elbise). Bu ikisinden biri üzerinde benimle çekişeni ateşe atarım." Bu durum büyüklük ve yüceliğin Allah'ın kemal sıfatlarından olduğunu ortaya koymaktadır. Diğer varlıkların bu sıfatlara sahip olduklarını iddia etmeleri gerçek dışıdır. Böyle  bir iddia onların eksikliğini ve haddi aştıklarını gösterir. 
0 yorum

Cebbar


Dilediğini cebir yoluyla yapan, kayıtsız şartsız herkese cebredecek güçte olan, hiç kimse tarafından kendisine cebir olunamayan
Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selam'dır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir.  Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir."
(Haşr, 23)
Hüküm sahibi Allah'tır. O ne derse olur, muradı yerine gelir. Bir hadis-i kudsisinde ""Ey kulum, sen murad edersin ben de ederim, Fakat senin muradın olmaz, benim muradım olur." buyurmuştur. 
0 yorum

Müheymin

Gözetici ve koruyucu

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selamdır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir." (Haşr,23)

Görüp gözeten, her şeye şahid olan koruyan ve bekçilik eden de O'dur.

Müheymin kelimesinin aslı "Müeymin"dir. Kolaylık için kelimedeki hemze harfi "ha" harfine dönüştürülmüştür. Arap dilinde bu tür dönüşümler vardır.
0 yorum

Mümin


Gönüllere iman veren, kendisine güvenenlere emniyet sağlayan ve ferahlık bahşeden

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selam'ır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir." (Haşr,23)
Bunun kısaca manası inanan demektir. Fakat bu mana biz kullar içindir. Allah için olan mana yukarıdaki manadır. Mümin ismi kulun en seçkin ve en şümullu ismidir. Cenab-ı Hak kulunu o kadar seviyor ki, kendine mahsus olan özel ismi kuluna vermiştir. Tam anlamıyla müminlik sıfatlarını taşıyan insan için dünyada ve ahirette sıkıntı yoktur. Sırat köprüsünden geçerken, cehennem seslenerek: "Geç ey mümin, zira senin nurun benim narımı söndürüyor." diyecek. Müminin derecesi bu kadar yüksek olacaktır.  
0 yorum

Selam


Kullarına rahmet ve bereket ihsan eden, onları emin kılan
Cenab-ı Hak buyuruyor: 

"O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur. Melik'tir; Kuddûs'tur; Selam'dır; Mü'min'dir; Müheymin'dir; Aziz'dir; Cebbar'dır; Mütekebbir'dir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok yücedir." (Haşr,23)

Selâmette olan, selâmette kılan. 'Selâm' kelimesi Kur'anı Kerimde 33 defa geçer ama bunlardan yalnız bir tanesi (Haşr, 23) Allah'ın ismi olarak geçmektedir.
Resulullah buyuruyor:
0 yorum

Kuddus


Her türlü eksiklikten münezzeh, pek temiz.

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik; Kuddüs; Aziz; Hakim olan Allah'ı tesbih eder."
(Cuma,1 )

"O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur. Melik'tir; Kuddûs'tur; Selam'dır; Mü'min'dir; Müheymin'dir; Aziz'dir; Cebbar'dır; Mütekebbir'dir. Allah, (müşriklerin) şirk kostuklarından çok yücedir." (Haşr, 23)
  
O, zatına yakışmayan her şeyden münezzeh, bütün vasıflarda en mükemmel, tahdid ve tasvire sığmayan, öğülmeye layık kemal, fazilet ve güzellik sıfatları kendinde olandır.
0 yorum

Melik


Herşeyin hakimi, bütün kâinatın hükümdarı.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Hak melik olan Allah pek Yücedir, O'ndan başka İlah yoktur; Kerim olan Arş'ın Rabbidir." (Mü'minûn, 116)

Melik ismi, gerçek anlamda her yönüyle yalnız Allah içindir. Bu sıfat, Allah'ın diğer bütün kemâl sıfatlarının var olmasını zorunlu kılar.

Melik ya da malik olma, malik olunan şey üzerinde istenildiği biçimde tasarrufta bulunmayı gerektirir. 
0 yorum

Rahim

Bağışlayıcı ve merhamet edici

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O Rahmân'dır ve Rahim'dir" (Fatiha, 3)

"O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir." (Haşr, 22)

Cennette bize cemalini Rahim sıfatının tecellisi ile gösterecektir. Bu muazzam isminden ve onun tecellisinden iman etmeyen ve imandan mahrum olarak bu dünyadan göçenler istifa edemiyeceklerdir. Besmelede ve Fatiha'da her zaman bu isimler sayesinde Cenab-ı Hak'tan rahmet ve merhamet istemekteyiz.
0 yorum

Rahman


Esirgeyen, bütün canlılara nimet veren
Cenab-ı Hak buyuruyor:

Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizden sor: Biz, Rahmanın dışında tapılacak birtakım ilahlar kıldıkmı?" (Zuhruf, 45)

Bu sıfat dünyada hem müminlere ve hem de kafirlere şamildir. Çünkü Allah dünyada mümine ve kafire rızık veriyor, hiç birisini ayırt etmiyor.

Rızıkları, ihtiyaçları ve her türlü iyilikleri ihsan husunda rahmetini mahlukatından hiç esirgemeyen anlamında olan Rahman, Rahim isminden daha geniş kapsamlı bir mana ifade eder. 
0 yorum

Allah


O'nun zat ve özel ismidir. Diğer isimler fiilleri, sıfatları ve tecellileri ile ilgilidir.
Cenab-ı Hak buyuruyor:

"En güzel isimler Allah’ındır. O’na o güzel isimleriyle dua edin." (Araf,180)

Kur'an'daki Esma'ül Hüsna'dan ilk inen isimdir. Çünkü ilk inen ayet besmeledir. Allah'ın doksan dokuz isminin en büyüğüdür.

Hz. Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor: 
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Kim ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki sever." 
0 yorum

Aziz


İzzet, azamet sahibi; her işte galip.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"..O, üstün ve güçlü olandir, hüküm ve hikmet sahibidir." (İbrahim,4)
Kur'an-ı Kerim'de doksanbir yerde geçmektedir. Fakat hiç bir yerde tek başına  zikredilmemiş; daima Esma-i Hüsna'dan diğer bir isimle beraber varid olmuştur.
Allah'ın 'Aziz' sıfatı, O'nun hiçbir zaman mağlup edilemeyeceğini, her zaman galip olanın Kendisi olduğunu ifade eder. Allah kainatta mutlak kuvvet sahibidir ve O'ndan üstün hiçbir güç yoktur.
 
;