5 Kasım 2012 Pazartesi 0 yorum

Sabur


Çok sabırlı, sabreden, cezayı erteleyen

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."  (Nahl, 61) 
"(Ey Muhammed,) Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları yalnızca korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne ertelemektedir." (İbrahim,42)
0 yorum

Reşid

Doğru yolu gösteren
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Rabbimiz! Bize tarafından bir rahmet ver ve işimizde bize doğruyu göster durumumuzdan bir kurtuluş yolu  hazırla!" (Kehf, 10)
"Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya  yöneltecek bir dost bulamazsın." (Kehf, 17 )
"Şüphesiz ki Allah, iman edenleri, kesinlikle doğru yola iletir." (Hac, 54)
0 yorum

Varis

Bütün servetlerin gerçek sahibi 
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Şüphesiz biz diriltir ve biz öldürürüz! Ve her şeye biz vâris oluruz." (Hicr, 23)
"Yeryüzüne ve onun üzerindekilere ancak biz vâris oluruz ve onlar ancak bize döndürülürler." (Meryem, 40)
"Biz, refahından şımarmış nice memleketi helâk etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz vâris olmuşuzdur" (Kasas, 58)
0 yorum

Baki

Varlığının sonu olmayan

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacak" (Rahman, 27)
"O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun zâtından başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur ve siz ancak O'na  döndürüleceksiniz." (Kasas, 88) 
Hakk'ın dışındaki her şey fânidir. Yani aslında yok olmayı kabul etmektedir. Allah ona nazarı ve varlık elbisesini feyziyle giydirmeseydi, onun için varlık şerefi mümkün olmazdı. Bulunduğu hal üzere kalır, ortaya çıkmamış olurdu. Demek ki Hakk'ın ona nazarından sonra ancak varlık alemine geçmiş aslında Hakk'ın kendine nazarı ile kendisi için sabit olan yokluk üzere kalmamıştır. 
0 yorum

Bedi

Örneksiz yaratan 

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"O, gökleri ve yeri yoktan yaratandır." (Enam, 101)
"Göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir şeyi dilediğinde ona sadece "Ol!" der,  o da hemen oluverir." (Bakara 117)
O, bütün göklerin ve yerin, benzersiz yaratıcısıdır. Bütün ulvî ve sûflî âlemden hiçbiri yokken, örnek olacak, aynîlik ifade edecek kanun, asıl, madde, şekil, nümune, örnek denecek hiçbir şey mevcut değilken, ilk önce bunları benzersiz meydana getiren ve yaratan, her türün ilk ferdini, ilk örneğini yaratıp yoktan vücuda getiren ve böyle icat etme âdeti ve zatına mahsus fiilî sıfatı olan ve bundan dolayı misali, eşi ve benzeri bulunmak ve tasavvur edilmek ihtimali olmayan ve onun varlığı ve icadı olmadan bir yokun vücuda gelmesi ve herhangi bir şeyin var olarak ayakta durması mümkün olmayan yüce yaratıcıdır.
0 yorum

Hadi


İstediğini hidayete erdiren
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Hidayet verici ve yardımcı  olarak Rabbin yeter." (Furkan, 31)
"Allah kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyet'e açar" (Enam, 125) 
"O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir." (Nahl, 93)
"Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir." (İbrahim, 4)
"Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O bilir." (Kasas, 56)
0 yorum

Nur

Alemleri nurlandıran, aydınlatan

Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir." (Nur, 35)
Gerek duyguya ait ve gerekse akıl ve idrake ait her çeşit karanlıkların zıddı olan vicdan ve sezgide ortaya çıkan dış ve iç tecellî ve doğuşların hepsine de nur denilir.
 
;